Content Advisory

Hassas İçerik Uyarısı

Bu site, savaş suçları gibi hassas konuları işlemekte olup, yaralı veya ölmüş insanları gösteren birçok detaylı görsel içermektedir.

AA Kitap Logo
Gazze’de “Tanık” Olmak
İsrail yönetiminin soykırımını birinci elden şahitlikler aracılığıyla belgeleyen TANIK’ı inceleyin

Sunuş

Sunuş
26 Aralık 2023, Refah-Gazze (AA - Abed Zagout)

İsrail yönetimi 2023’ün Ekim ayından itibaren Gazze’deki Filistinlilere yönelik çok sayıda saldırı düzenledi. Bu saldırılar kadın, çocuk ve yaşlılar başta olmak üzere pek çok sivilin hayatını kaybetmesine ve büyük yıkıma neden oldu. Lahey’deki Uluslararası Adalet Divanı kararıyla da tescillenen saldırılar birçok savaş suçuna ve insan hakları ihlallerine tanıklık etti.

Bu durum karşısında ABD ve AB başta olmak üzere küresel güçler, saldırıları önleyici tedbirler almak için adım atmak yerine, “kendini savunma hakkı” gerekçesiyle İsrail yönetimine siyasi koruma sağladı. Önde gelen Batılı uluslararası medya kuruluşları ise bölgede yaşananları İsrail yönetiminin suçlarını karartma refleksi ile takip etti.

Bu süreçte Gazze’de yaşayan Filistin halkına karşı işlenen suçlar, uluslararası toplumun gündemine, savaşın çığlığını ilk elden duyuran ve aralarında önemli sayıda Anadolu Ajansı muhabirinin de bulunduğu saygın ve cesur basın mensuplarının çalışmalarıyla taşınabildi. 2023’ün Ekim ayından bu yana 200’den fazla meslektaşımız hayatını kaybetti. Bu sayının büyüklüğünü, üçüncü yılındaki Rusya-Ukrayna Savaşı’nda şimdiye kadar 21 gazetecinin, altı yıl süren İkinci Dünya Savaşı’nda ise 69 gazetecinin hayatını kaybettiği gerçeğiyle kıyaslayınca daha iyi anlıyoruz.

Gazze’deki gelişmeleri takip eden meslektaşlarımızın tanıklıkları, uluslararası kamuoyunun dikkatini bölgeye çekti. Bu tanıklıklar, savaş suçlarının uluslararası yargı mercilerine taşınmasına imkân veren belirleyici önemde kanıtları da sağlamış oldu. Bu aşamada, Lahey’deki duruşmalarda delil niteliğiyle mahkeme heyetine de sunulan AA’nın KANIT kitabının devamı niteliğinde olan TANIK kitabı ortaya çıktı.

TANIK kitabımız, Gazze’de işlenen savaş ve insanlık suçlarının kanıtlarını temin eden meslektaşlarımızı, insani yardım çalışanlarını ve savaş şartlarında ulaşılabilen toplumun farklı kesimlerinden fertleri konu ediniyor. Bu yeni eser, bölgede yaşanan acılar ve umutlara dair tanıklıkları bir araya getirirken saldırıların en yıkıcı anlarına tanıklık edenlerin hikâyeleri ile savaşın insani boyutunu da gözler önüne seriyor.

TANIK, İsrail yönetiminin saldırıları altında yaşanan insani dramları, birinci elden tanıklıklar aracılığıyla belgelemek ve aynı zamanda insanlık tarihindeki bu kritik dönemi anlamak ve değerlendirmek için bir kaynak vazifesi görmeyi amaçlamaktadır.

Bu vesileyle şimdiye kadar hayatını kaybeden 200’den fazla gazeteciyle birlikte özellikle, kısa süreli insani aranın hemen ardından İsrail ordusunun saldırılarının yeniden başladığı 1 Aralık 2023 tarihinde görev başında hayatını kaybeden AA kameramanı Muntasır es-Savvaf, 6 Ekim 2024’te İsrail ordusunun bombardımanında yaşamını yitiren AA kameramanı Hasan Hamad ve 10 Ocak 2025 Çalışan Gazeteciler Günü’nde İsrail güçlerince uzun namlulu silahla düzenlenen saldırıda katledilen AA kameramanı Said Ebu Nebhan’ı tekrar rahmetle anıyor, Gazze’deki savaş suçlarını uluslararası toplumun gündemine taşıyarak tarihî bir sorumluluğu yerine getiren gazeteci arkadaşlarıma teşekkür ediyorum.

Savaş bir gün bitebilir ama İsrail yönetiminin Gazze’de işlediği insanlığa karşı suçlar ve savaş suçları hiçbir zaman unutulmayacak, bu kara leke dünya var oldukça silinmeyecektir.

Serdar Karagöz
Anadolu Ajansı Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü
Mahmoud Darwish (1941-2008)
23 Ekim 2023, Gazze Şehri-Gazze (AA - Ali Jadallah)
Yüzümün rengini geri verin bana
Ve vücudun sıcaklığını
Kalbin ve gözün ışığını
Ekmeğin tuzunu ve ritmi
Toprağın tadını...
Ana vatanımı.
Mahmoud Darwish (1941-2008)
Türkçe çeviri - Tuncay Birkan

Gazze’de Tanık Olmak

Yaklaşık 2.3 milyon Filistinlinin yaşadığı Gazze Şeridi, 2007’den bu yana İsrail’in havadan, karadan ve denizden kuşatması altında. Maruz kaldığı ağır ambargo koşulları nedeniyle “dünyanın en büyük açık cezaevi” olarak nitelendirilen Gazze Şeridi, Dökme Kurşun (2008), Bulut Sütunu (2012) ve Koruyucu Hat (2014) operasyonları başta olmak üzere yakın tarihte birçok kez İsrail ordusunun geniş çaplı saldırılarına hedef oldu. Bu saldırıların tamamında uluslararası hukuk ve insan hakları ihlallerine tanık olundu. Ancak Başbakan Netanyahu liderliğindeki aşırı sağcı hükûmetin Ekim 2023’te başlattığı saldırılar, bölge halkının yaşam koşullarını tamamen değiştirdi; Gazze Şeridi ve genel olarak Filistin tarihinde en karanlık sayfalardan biri açıldı.

Yasaklı silah kullanımından sivil katliamlarına, hastaneler, ibadethaneler, okullar, ambulanslar, BM merkezleri ve altyapı tesislerinin bombalanmasına kadar uzanan sayısız savaş suçu ve bu suçların sistematik olarak devamı ile bölgede yaşananlar “soykırım” boyutlarına ulaştı.

On binlerce insanın hayatını kaybettiği saldırılarda, bütün üyeleri öldürüldüğü için yüzlerce ailenin nüfus kaydı silindi, 40 binden fazla çocuk ise ebeveynlerini kaybetti. Aileler, İsrail bombardımanlarında öldürülmeleri hâlinde cansız bedenleri tanıyabilmek için çocuklarının kollarına isimlerini yazdı. Saldırılar nedeniyle Gazze’de yaşayan 2,3 milyon kişinin 2 milyonu yerinden oldu. İsrail ordusu tarafından güvenli olacağı açıklanan bölgelere göç eden Gazzeliler, sığındıkları yerlerde de hedef alındı.

İsrail ordusunun, yardım tırlarının girişine getirdiği kısıtlama ve çıkardığı zorluklar nedeniyle Gazzeliler, dünyanın gözü önünde açlık ve kıtlığa sürüklendi. Gazze'nin kuzeyinde Filistinli bir babanın, yardım dağıtımında bir çuval un almasının ardından sevinçten gözyaşlarına boğulduğu an hafızalara kazındı. Yardımların engellenmesi nedeniyle Gazze’nin kuzeyinde un yapmak için pazarlarda satılan hayvan yemleri bile tükendi ama İsrail ordusu yine de bölgeye yardım girişine çok uzun bir süre izin vermedi. İzin verdikten sonra da zaman zaman yardım almaya gelenleri bombaladı.

İsrail ordusu, kadın ve çocukların yanı sıra uluslararası hukuka göre korunması gereken sağlıkçılar, gazeteciler ve sivil kurtarma ekiplerini de hedef aldı. Yaralıları hastanelere taşımak için bölgeye giden sağlıkçılar ve ambulanslar birçok kez saldırıya uğradı. Gazze’deki birçok hastane tank ve zırhlı araçlarla İsrail güçlerince önce günlerce kuşatma altında tutuldu, sonra da baskına uğradı. Bazen doktor ve hemşire kıyafetli İsrail ordusu tarafından hastanelere düzenlenen baskınlarda birçok sağlık çalışanı öldürüldü. Çok sayıda sağlık çalışanı ise işkenceye uğradı, alıkonuldu ve bunlardan bazılarının akıbeti hâlâ bilinmiyor.

Bölgede yaşananları aktarmaya çalışan gazeteciler de İsrail ordusunun saldırılarında hayatlarını kaybetti. AA kameramanları Muntasır es-Savvaf, Hasan Hamad ve Saed Abu Nabhan, Al Jazeera kameramanı Samir Ebu Dakka, Filistin TV Muhabiri Muhammed Ebu Hatab, şimdiye kadar İsrail ordusu saldırılarında hayatını kaybeden 200'den fazla gazeteciden sadece birkaçı.

Bütün bu suçlara doğrudan maruz kalanların ifadelerinden oluşan TANIK, sivilleri hedef alan saldırılarda hiçbir insan hakkı ve savaş hukuku ilkesini gözetmeyen Netanyahu yönetimine ve daha da önemlisi 21’nci yüzyılda böyle bir trajedinin yaşanmasına engel olmaktan aciz kalan çarpık uluslararası sisteme karşı tarihe düşülen notlar niteliğindedir.

Röportajlar
Soykırımın Tanıkları
Gazze halkına karşı işlenen suçlar, başta AA muhabirleri olmak üzere, çoğu kez hayatlarını tehlikeye atarak fedakârca görev yapan basın mensuplarının çalısmalarıyla uluslararası toplumun gündemine taşınabildi. Tarihin en büyük gazeteci cinayetinin işlendigi Gazze Şeridi’ndeki gelişmeleri görev bilinci ve sorumluluğuyla takip eden meslektaşlarımızın ilk elden tanıklıkları ile uluslararası kamuoyu yaşanan trajediden haberdar oldu. Diğer yandan bu özverili çalışmalarla, işlenen suçların tespitine ve uluslararası yargı mercilerine taşınmasına imkân veren belirleyici önemde kanıtlar elde edildi.
TANIK’ın odagında, Gazze’de işlenen savaş ve insanlık suçlarının kanıtlarını temin eden “tanıklar”, görev ifa etmenin bir ölüm-kalım meselesi hâline geldiği zorlu şartlar altında çalışan kahramanlar yer alıyor.
TANIK, Binyamin Netanyahu liderliğindeki İsrail yönetiminin Gazze Şeridi’nde artık “soykırım” düzeyine varan savaş suçlarına karsı uluslararası platformlardaki adalet arayışlarına temel teşkil eden KANIT’ın ardındaki insan hikâyelerine odaklanıyor.
Gece gündüz kesintisiz şiddete maruz kalan, hastanelerden yardım kuruluşlarına, mülteci kamplarından sınır noktalarına kadar sığındıkları her yerde hedef alınan, kitlesel açlıga mahkûm edilen Gazzelilerin tanıklıkları Netanyahu yönetiminin suç sicilini sergiliyor. Büyük ölçüde Filistinli ve Türk gazetecilerin, kısmen de savaş şartlarında ulaşılabilen toplumun farklı kesimlerinden fertlerin şahitlikleriyle şekillenen TANIK, bir yönüyle de bu trajediye engel olmak bir yana, onu görmezden gelen, hatta siyasi koruma sağlayan çevreler adına bir utanç tablosunu çerçeveliyor.
AA Kitap Logo
  • Anadolu Ajansı Adına İmtiyaz Sahibi
    Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdür
    Serdar Karagöz
  • Yayın Koordinatörü
    Oğuz Karakaş
  • İngilizce Çeviri
    Ömer M. Çolakoğlu
  • Yayın Yönetmeni
    Hayri Çetinkuş
  • Arapça Çeviri
    Hişam Şabani
  • Editörler
    Fethullah Ceylan, Göksel Ulutabak, Ömer M. Çolakoğlu
  • Fotoğraf Yazıları
    Halil İbrahim İzgi
  • Grafik Tasarım
    Burak Topkar
  • Web Tasarım
    Ataberk Kalaycı, Hüseyin Said Demirbaş, Yunus Eş, Yusuf Eş
  • Kapak Fotoğrafı
    Mohammed Fayq
  • Katkıda Bulunanlar
    Abdullah Veli Uçar, Ali Aslan, Faruk Tokat, Fatih Yorgancı, Fırat Yurdakul, Gamze Türkoğlu Oğuz, Goncagül Erşahin, İhsan Gürsoy, Mekki Arvas, Mevlüt Eren, Mustafa Deveci, Nazlı Yüzbaşıoğlu, Nevzat Yıldırım, Ogün Duru, Salih Zeki Fazlıoğlu, Samed Karagöz, Samet Tınas, Serkan Kaya, Soner Doğan, Yaser Emre, Yusuf Özhan, Zeyd Karaaslan
© Anadolu Ajansı 2026