Content Advisory

Hassas İçerik Uyarısı

Bu site, savaş suçları gibi hassas konuları işlemekte olup, yaralı veya ölmüş insanları gösteren birçok detaylı görsel içermektedir.

Hind Khoudary
Gazeteci
Gazze Şeridi - FilistinRöportaj: Ali Jadallah
Hind Khoudary
Bizi susturmanın ve haber yapmaktan alıkoymanın tek yolu bizi öldürmeleri

Gazze Şeridi’nde gazeteci olmak nasıl bir duygu? Bize 7 Ekim’den beri yaşadıklarınızı biraz anlatabilir misiniz?

Gazze Şeridi’ndeki savaşın ilk gününden beri yaşadığım ve haberini yaptığım şeylerin üzerimde büyük bir duygusal etkisi oldu. Kendim, ailem, arkadaşlarım, gördüğüm insanlar için hep endişelenmek… Gördüğüm paramparça cesetler, kan, kan kokusu… Her şey beni çok fena etkiliyor. Fakat her günün sonunda, kendime neden hâlâ devam ediyorum, beni buna iten ne diye soruyordum. Cevap daima şu oluyordu: “Gazze Şeridi’ndeki sessiz Filistinlilerin sesini duyurmam gerekiyor.”

Ayrıca muhabirlik benim için hep bir tutkuydu. Bu nedenle savaşın başından beri geçen 135. günde de bunu hâlâ yapıyorum. Yorucu, üzücü, tehlikeli. Ama ne olduğunu anlamadığım ve bunu yapmaya devam etmemi sağlayan bir şey var.

Gördüğüm her şeyden etkilenmemeye çabalıyorum ama bu çabalarım işe yaramıyor. Her gün, sevdiklerine veda eden birini gördüğümde ağlıyorum. Her kan kokusu aldığımda, her üzücü bir şey gördüğümde içim acıyor.

Ama devam etmeye, duygularıma yenilmeyerek olabildiğince objektif olmaya çalışıyorum. Çalışmaya devam etmek, özellikle de değerli gazeteci ve dostların nicesini kaybettikten sonra çok zor oldu. Bu insanlar ilk günden beri bizimleydi. Birlikte haber yaptık, birlikte güldük. Hep birbirimizin yanında durur ve “bunlar da geçecek” derdik birbirimize.

Maalesef yolculuğun orta yerinde bizi bırakıp gittiler. Vaziyet çok zor ve korkutucu. Haber yapmaya çalışırken İsrail savaş uçakları tarafından bombalanmak, hedef alınmak çok, çok zor. Ama her gün yaşanan bu. Bu savaşın başından beri en az 130 Filistinli gazeteci öldürüldü. Güvende değiliz, Gazze’de güvenli yer yok. Bu yaptığımızın tehlikelerini hissediyorum. Bu yüzden bir şeyleri kurtarmak için dışarı çıktığımızda hep grup olarak hareket ediyor ve birbirimizden hiç ayrılmıyoruz ki öleceksek birlikte ölelim. Sevdiklerini kaybetmek insanın canını çok yakıyor. Bizi susturmanın ve haber yapmaktan alıkoymanın tek yolu bizi öldürmeleri.

Bu süre içerisinde yaptığınız işten dolayı İsraillilerden sözlü ya da yazılı taciz oldu mu?

X’teki her paylaşımım için her gün taciz edildim. Duygularımı ifade ettiğimde, her haber yaptığımda tehdit ettiler. “Seni bulup öldüreceğiz” diyen e-posta ve yorumlar alıyorum. X hesabımda benimle ilgili şakalaşıp benimle dalga geçiyorlar ama gerçekten umursamıyorum. Bunların gerçekten bot hesaplar olduklarını düşünüyorum ve dalga geçmeyi, küfrü, hakareti sürdürseler de beni zerre etkileyemeyecekler.

hind-khoudary
Hind Khoudary (sağda), İsrail ordusunun saldırısında öldürülen AA kameramanı Muntasır es-Savvaf’la (solda) haber görevinde.
Bir şeyleri kurtarmak için dışarı çıktığımızda hep grup olarak hareket ediyoruz. Birbirimizden hiç ayrılmıyoruz ki öleceksek de birlikte ölelim

Ardı arkası kesilmeyen bombardımanların altında günlük hayatınızı nasıl sürdürüyorsunuz?

Özellikle zorla yerinden edilmiş bir Filistinli olarak hayat zor. Yalnızca yerinden edilmiş bir Filistinli değil, muhabir olarak da hayat zor. Günde bir öğün yiyoruz. Yerlerde yatıp kalkıyoruz. Bazen hiç uyuyamıyoruz, çünkü havada 7/24 vızıldayan dronlar var, ayrıca sürekli hava saldırıları, topçu bombardımanı, silah sesleri de uyutmuyor. Yastığınızın olmaması, kendinizi bir battaniye ile örtememek de duruma tuz biber ekiyor.

Bu çok değişik bir durum; uyandığında anneni, aileni görememek çok zor ve zorlayıcı. Bugünleri yaşamanın bize çok şey öğrettiğini düşünüyorum.

Yerinden edilmek çok zor ve bunu yaşayacağımı ya da bu hâllerin haberini yapacağımı hiç düşünmemiştim. Yalnızca yerinden edilmiş insanların ya da insanların yerinden edilmesinin haberini yapmıyorum; ben kendim bu insanlardan biriyim.

Bu kaosun içinde en zorlayıcı bulduğunuz şeyler neler?

Duygusal meydan okumalar çok… Aile, arkadaşlar ve sevdiklerinin yanında olup onlara sarılamamak bu duygusal zorluklardan biri. Haber yapmaya her çıktığımda -ki 7/24 çıkıyorum- ailemin benim için korkması bana hususen ağır geliyor. Onlara hep “iyiyim, her şey iyi olacak, endişelenmeyin” diyorum. Beni şu anda mutlu eden tek şey, ailemin Gazze Şeridi’nden güvenle tahliye edilmiş olması.

Kameranızın, fotoğraf makinenizin ya da kaleminizin yetmediğini düşündüğünüz bir hikâye var mı? Sizi en çok zorlayan an hangisiydi?

Çekemediğim anlar en acı olanları. Çocuğunu kaybeden bir anneye sarılıp onunla ağlamak. Yerde paramparça bir ceset, aile üyeleri sevdiklerini teşhis etmeye çalışıyor… Çadırda, hastanede, sevdiklerini arayan ve gelen cesetler paramparça olduğu için sevdiklerini bir türlü teşhis edemeyen insanları görmek… Her şey çok zor ve bazen sesim titriyor, maruz kaldığım sahneleri nasıl tarif edebileceğimi, nasıl ifade edebileceğimi bilemiyorum.

Yaşananları tarif ve ifade edecek kelimeleri bulamadığım için aktaramadığım çok fazla hikâye oldu. Bir etnik temizlik, bir soykırım yaşanıyor ve içinden geçtiklerimizi anlatabilecek kelimeler yok. Şu süreçte her gün, Gazze Şeridi ve bizim için çok zor bir gündü.

hind-khoudary
22 Kasım 2023, Deyr el-Belah-Gazze (AA - Mustafa Hassona)
Çekemediğim anlar en acı olanları

Bu acı verici süreçte mesleği bırakmayı hiç düşündünüz mü?

Gazze Şeridi’nde bulunup haber yapmaya son nefesime kadar devam edeceğim. Bu savaş bitene kadar hiçbir şey beni durduramaz -çok ciddiyim- ve son nefesimi verene kadar haber yapmaya devam edeceğim. Beni susturacak ve haberlerimi durduracak yegâne şey beni öldürecek bir İsrail hava saldırısı olabilir. Bunun haricinde, haber yapmayı sürdüreceğim.

Bazen kendimi yorgun ve bunalmış hissediyorum, haber yapmak istemiyorum. O zaman bir mola veriyorum, ama habercilikten vazgeçmeyeceğim.

Haber yapmaya devam edeceğim; bu kendime verdiğim bir söz. Dünya çapında Filistin’in sesi olacağıma söz verdim kendime ve bunu başardım da. Meslektaşlarım ve benim fotoğrafımla “Özgür Filistin” sloganları atanları görünce mutlu oluyorum. İnsanları protestoya çağırdığımda beni etiketliyorlar. İnsanların mesajlarımızı alması ve haberlerimizi dinlemesi beni çok mutlu ediyor.

7 Ekim’e dair ilk hatırladıklarınız neler?

7 Ekim’de uyanıktım ve aniden duyabildiğim şey bomba sesleri oldu. Bir şeylerin yolunda olmadığını hissettim. Hayatımın değiştiğini ve her şeyin kötüye gideceğini düşündüm. Kısa bir süre sonra da aile evimizi kaybettik. Ailemi 130 günden uzun süredir görmedim. Ama Gazze’yi tekrar inşa edeceğimize, her şeyin daha iyi olacağına ve bütün bunların geçeceğine inanıyorum.

slide-0
11 Aralık 2023, Deyr el-Belah (AA - Ashraf Amra)
Birisi yardım edebilir mi? Acılarımıza ilaç olabilir mi? O benim kalbim; biri kalbimi onarabilir mi? Evimizden uzakta bir evdeyiz, el-Megazi Mülteci Kampı’nın hikâyelerinden biriyiz. Geldiğimiz yer Aksa Şehitleri Hastanesi. Küçük kız endişe içinde muhtemelen annesi olan kadın için yardım bekliyor. İleride başka yaralılar. Hastanede yer kalmamış ve yaralılar yerlerde.
slide-1
2 Ocak 2024, Han Yunus-Gazze (AA - Belal Khaled)
İsrail ordusunun ölüm kusan saldırıları aralarında çocuk ve bebeklerin olduğu birçok kişiyi hayattan kopardı. Hastaneye getirilen cesetler kefenlenecek ve sonra son yolculuklarına çıkacak. Bir adam belki arkadaşı belki kardeşi olan bir kişinin yanında ona son defa dokunurken yalnız değil. Başka bir el acısını paylaşıyor. Hastaneler ölülerle dolup taşıyor ve derin bir hüzün tüm ortama tanıklık ediyor.
slide-2
17 Ekim 2023, Gazze Şehri-Gazze (AA - Ali Jadallah)
Yaralanan hastanenin yaralarını başka bir hastanede sarmak. İsrail ordusunun saldırıları eşi görülmemiş hastane bombardımanlarıyla gündemde. Dünyanın gözünün önünde bombalanan Gazze’deki El-Ehli Arap Baptist’nde 500 kişi hayatını kaybetti. Şifa Hastanesi’ne kaldırılan yaralılardan küçük bir kız sağlık görevlisinin kucağında. Hayata, umuda tutunmak için tüm acıların içinde yalnız olmadığını bilmek bir nebze de olsa yardımcı oluyor.
slide-3
18 Mart 2024, Deyr el-Belah-Gazze (AA - Ashraf Amra)
Bombalar arasında şehrin bir ucundan diğerine göçen insanlar. At insanların en sadık dostlarından biri ve bu zor günlerinde Gazzelileri yalnız bırakmıyor. Bombalanmış bir araç, boş reklam panoları… Hayat devam ediyorsa mücadele de devam ediyor. Gazze umudun ve insanlığın adası ve asla pes etmemenin sembolü.