Content Advisory

Hassas İçerik Uyarısı

Bu site, savaş suçları gibi hassas konuları işlemekte olup, yaralı veya ölmüş insanları gösteren birçok detaylı görsel içermektedir.

Wael Al-Dahdouh
Al Jazeera Muhabiri
Deyr el-Belah - FilistinRöportaj: Serkan Kaya
Wael Al-Dahdouh
Biz bu topraklardayız ve bu asil insani mesajın taşıyıcılarıyız. Mazlumların davasını savunmak için bu kutsal insani görevi yerine getiriyoruz

Şu resmi hepimiz gördük. Bu tüm insanlık için sonsuza kadar acı olacaktır. Bu resim için ne düşünüyorsunuz? Ne hissettiniz, duygularınız neydi? Tabii bizler yaranızı tekrar deşmek istemiyoruz. Ancak İslam ümmetine bir mesaj verin. Biz bu bedeli niçin ödedik, bununla niye karşılaştık? İslam ümmetine ve tüm insanlığa neler söylemek istersiniz?

Tabii bu bizi başa döndürüyor. İnsani açıdan dünyayı sarsan bir olaydı, çok zor ve çok acı vericiydi ve bu savaşta ödediğimiz bedelin bir parçasıydı, çok büyük ve çok acı bir bedeldi.

Ama hepimiz bir kez daha söylüyoruz ki, bu bizim kaderimizdir. Biz bu topraklardayız ve bu asil insani mesajın taşıyıcılarıyız. Mazlumların davasını savunmak için bu kutsal insani görevi yerine getiriyoruz. Yaptığımız, mazlumların davasını savunmaktır. Sonuçta bu mazlumların davasıdır. Genel olarak insanlığın davasıdır, insanlığın derdidir.

Bu sadece Gazze’nin savunması değil, tüm insanlığın savunmasıdır

Tüm insanlığın davasıdır. Sonuçta bizler insanlıkta ortağız. Kudüs sadece Gazze’nin veya Filistin’in değil, tüm Müslümanların ve dünya çapındaki onurlu insanların meselesidir. Görevimizi yerine getirdiğimizde, insanlık adına kutsal ve asil bir görevi yerine getirmiş oluyoruz. Bu görev tüm uluslararası insan hakları ve yasaları tarafından desteklenmektedir. Tüm ülkeler, yabancı veya yerli olsun, bu yasalara bağlıdır. Bu nedenle bu görevi yerine getiriyoruz ve getirmeye de devam edeceğiz. Sonuç itibarıyla ümidimiz odur ki, tüm dünya bu akan kanın durması için baskı yapsın. Gazetecilerin ve Filistin halkının ve özellikle Gazze Şeridi’nin maruz kaldığı bu katliam dursun. Bu yerine getirilmesi gereken en asgari görevdir. Ödediğimiz bedelin bir kısmını oluşturan bu görüntü ve diğer görüntülerin bu görüntülerin sonuncusu, bu saldırıların sonuncusu olmasını ve Gazze’de gazetecilerin ve halkın maruz kaldığı bu katliamın son bölümü olmasını temenni ediyoruz.

Rabbim sizlere sabır versin. Bütün bunları yaşadıktan sonra gazetecilik mesleğini bırakmayı düşündünüz mü?

Bu bizim bu tarzda ödediğimiz ilk bedel değil. Son da olacak değil. Tekrar doğrudan füzeyle hedef alındık. Kameraman arkadaşımız şehit oldu. Oğlum Hamza şehit oldu. Allah ona rahmet eylesin. Evim hedef alındı. Ofisim hedef alındı. Biz asla geri adım atmayı ve bu sancağı bırakmayı düşünmedik. Bizim sözlüğümüzde asla böyle bir kelime yoktur. Tam tersine biz daha önce de dediğimiz gibi şimdi de diyoruz ki, bu taşınması gereken bir insanlık görevidir.

Elbette Gazze Şeridi’nde yaşananlar, sonuç itibarıyla Filistin halkına yönelik topyekûn bir saldırı anlamına geliyor. Bu saldırılar, çocukları, kadınları, yaşlıları, Filistinlilerin kaynaklarını, evlerini, altyapısını ve Gazze Şeridi’ndeki her şeyi hedef alıyor. Aynı zamanda Filistinli gazeteciler hedef alınıyor. Filistinli gazeteciler gerçekten bu savaşta çok büyük bedeller ödediler.

Dünyanın dört bir yanında yaşanan en uzun savaşlarda, en şiddetli savaşlarda, en acımasız savaşlarda bile gazetecilerin ödemediği çok yüksel bir bedel ödendi burada. Şu ana kadar birçok gazeteci şehit oldu. Hedef alınanların sonuncusu ise meslektaşımız İsmail Ebu Omar ve kameraman Ahmed Matar oldu. Dolayısıyla gazetecilerin hedef alınması hâlâ devam ediyor maalesef. Bu yüksek bir bedel ve ağır bir fatura.

wael-al-dahdouh
11 Aralık 2023, Deyr el-Belah -Gazze (AA - Ashraf Amra)
“Wael Filistin’de bir dağın ismidir.” Sosyal medyadaki bir gönderimde Wael’in resminin üzerine bu ifade yazılmıştı. İsrail ordusunun Gazze Şeridi’ndeki Nuseyrat Mülteci Kampı’nda bir evi hedef alan saldırısında Al Jazeera televizyonunun muhabiri Wael Al-Dahdouh’un eşi, oğlu ve kızı da dâhil olmak üzere ailesinden çok sayıda kişi hayatını kaybetti. Hayatını kaybedenler için Gazze’nin orta kesimindeki Deyr el-Belah kentinde cenaze töreni düzenlendi. Cenaze sonrası tanıklıklarına kaldığı yerden devam etti. Bu satırlar yazılırken Wael, Gazze’nin tanığı olmayı sürdürüyordu.

“Kanıt” kitabı hakkındaki görüşleriniz neler?

“Kanıt” adı verilen bu kitap için büyük çabaların sarf edildiğini görüyoruz. Bu çok büyük ve değerli bir çabadır. Mağdur Filistin halkı, gazetecileri ve çocukları için adaletin sağlanması adına yapılanları, yani bu çabaları tebrik ediyorum.

Sonuç itibarıyla Filistin davasına, Gazze Şeridi’nde ve genel olarak Filistin’de mazlumların yararına olacak her alanda ek çabaların gösterileceğini umuyoruz. Umulur ki, bir gün Filistin toprakları özgürlüğüne kavuşur, bu mazlumlar adil ve onurlu haklarını elde eder.

Ticari ambargoların bir sonuç getireceğine inanıyor musunuz?

Kesinlikle. Filistin halkına ve özellikle Gazze Şeridi’ne yönelik bu acımasız savaşa İsrail savaşına karşı koymak için kullanılan her bir silah önemlidir. Bunun başında gelen, İsrail’e karşı ticari ambargo silahı gerçekten son derece önemlidir. Belki bazıları buna bakıp küçümsemeye çalışıyor, ama tam tersine bu çok çok önemlidir. Bu hakkı ve bu yöntemi kullanmak gerekir. Bu silahı küresel düzeyde kullanmak gerçekten çok önemlidir. İsrail’e baskı uygular, direniş kanallarını kırar. Bu da çok önemli bir şeydir.

İsrail ordusu gazetecileri kasıtlı bir şekilde katlediyor ve bunu yapmaya da devam ediyor. Nasıl değerlendiriyorsunuz?

İsrail’in bu savaşın başından beri ağırlıklı olarak gazetecileri hedef alma serisini sürdürdüğü bir gerçektir. Bizler uzun bir listeden söz ediyoruz. Yüz yirmi gazeteci şehit oldu. Yaralılar var. Filistinli gazetecilerin aileleri hedef alınıp öldürüldü veya yaralandı. Bu savaşta gazetecilerin ofisleri, kaynakları hedef alındı.

Bunlar çok korkutucu rakamlar. Sonuç itibariyle İsrail’in, sahada olup biteni izleyen, gerçeğin gözü olan bu kesimi hedef alma kararlılığını yansıtıyor, çünkü gazeteciler sahada yaşananları izleyip aktarıyor.

Bu durum İsrail’in bu insanları istemediğini gösteriyor. Onları haber yapmaktan uzaklaştırmak istiyor. Böylece kanıt üreten araçlardan ve hakikatin gözü olan gazetecilerden uzak bir şekilde işleyeceği suçların kanıtını yok etmek istiyor.

İsrail ordusunun bunu kasıtlı yaptığını söylüyorsunuz yani?

Bu kesin. Sayının bu kadar çok olması, buna tekrar tekrar teşebbüs edilmesi, gazetecilerin hedef alınması bunun kararlı ve kasıtlı bir şekilde yapıldığını gösteriyor. Bu kesin.

Vietnam’da yaptıkları gibi Gazze’de de öldürüyorlar

Vietnam savaşında ve daha şiddetli savaşlarda bile bu kadar büyük sayıda gazeteci öldürülmedi.

slide-0
22 Ekim 2023, Deyr el-Belah-Gazze (AA - Ashraf Amra)
İsrail’in Gazze’nin Nuseyrat Mülteci Kampı’na düzenlediği saldırıda Al Jazeera muhabiri Wael Al-Dahdouh’un ailesinin yaşadığı bina hedef alındı. Saldırıda Dahdouh’un eşi Amine, 15 yaşındaki oğlu Mahmut, 7 yaşındaki kızı Şâm ve 1 yaşındaki torunu Âdem hayatını kaybetti. Dahdouh fotoğrafta kucağında torunuyla görülüyor.
slide-1
10 Ocak 2024, İdlib-Suriye (AA - İzettin Kasım)
Suriyeli grafiti sanatçısı Aziz Esmer, İsrail ordusunun Gazze’ye düzenlediği saldırılarda kendisi gibi gazeteci oğlu Hamza’yı kaybeden Al Jazeera muhabiri Wael Al-Dahdouh’a duvar çizimiyle dayanışma mesajı gönderdi. Dünya çapında yaşanan önemli olayları İdlib’deki yıkılan binaların duvarlarına çizerek anlatmasıyla bilinen İdlibli Esmer, bu kez de Al Jazeera muhabiri Dahdouh’un Gazze’de yaşadığı trajediyi resmetti. İdlib’de bir okulun duvarına Filistin haritası ile Dahdouh’un resmini yan yana çizen Esmer, çalışmasıyla Filistinli gazeteciye destek mesajı verdi.
slide-2
10 Ekim 2023, Gazze Şehri-Gazze (AA - Mustafa Hassona)
Geride kalmak. İsrail ordusunun hava saldırısında yaşamını yitiren Filistinli gazeteciler Said et-Tavil ve Muhammed Subh’un cenazesinde meslektaşları acılarını paylaşarak azaltmaya çalışıyor. Acı o kadar büyük ki tüm dünya paylaşsa da, herkes tanık olsa da dayanılması zor bir yük olarak omuzlarda duruyor.
slide-3
10 Ekim 2023, Gazze Şehri-Gazze (AA - Ashraf Amra)
Hakikati öldürmek. Yüzün üzerinde gazeteci İsrail saldırıları esnasında hayatını kaybetti. Filistinli gazeteciler Said etTavil ve Muhammed Subh’un yapmaya çalıştıkları sadece tanıklıktı. İsrail ordusu savaş uçaklarının Rimal bölgesindeki bir apartmanı vurmasını kayda alırken öldürüldüler. Meslektaşları Ashraf Amra onların son tanıklıklarına fotoğrafla tanıklık etti.
slide-4
19 Kasım 2023, Deyr el-Belah-Gazze (AA - Ashraf Amra)
Mavi yelek. Gazeteciler gerçeğe tanıklık etmek üzere görev başındayken gerçekliğin bir parçası olarak tarihe geçiyor. Sembolleşen mavi yelek, İsrail ordusunun saldırılarında sınır tanımamasını temsil ediyor. Gözyaşlarına eşlik eden deklanşör sesleri çığlığa dönüşüyor. Gazeteciler hedef değildir, hakikat yaşamalıdır. Fotoğraf, İsrail ordusunun Gazze Şeridi’ne düzenlediği saldırılarda hayatını kaybeden Filistinli gazeteciler Sari Mansur ve Hasona Saliem için Deyr el-Belah kentinde düzenlenen cenaze törenine ait.
slide-5
15 Ocak 2024, Refah-Gazze (AA - Abed Zagout)
Umudun mavisi, acının mavisi, hakikatin mavisi… İsrail, basın mensuplarını hedef alan saldırılarına devam ediyor. Gazeteciler bu defa kendileri ve meslektaşları için bir araya geliyor. Refah’taki Kuveyt Hastanesi önünde “basın özgürdür susturulamaz” pankartları eşliğinde seslerini birleştiriyor. Şu ana kadar yüzün üzerinde gazeteci İsrail saldırılarında hayatını kaybetti. Bu fotoğrafı çeken Anadolu Ajansı muhabiri Abed Zagout gibi meslektaşlarımız dünyaya Gazze’nin sesini duyurmaya çalışıyor.